Magnetik Alan Tedavisi

Yer kabuğunun doğal bir manyetizması vardır. Bu manyetizma hücre zarında madde alışverişini mümkün kılar, böylece atık maddeler ve toksinler uzaklaştırılır, hücrelere ve dokulara oksijenin daha fazla gitmesini sağlar ve gerekli mineraller hücre içine alınır. Kırmızı kan ve beyaz kan dolaşımında ki bu olumlu değişiklik sayesinde, hastalıklara karşı direnç artar.

Günümüzde bu sistem insanların sağlığı için kullanılmaktadır, çünkü doğal manyetik alan sanayileşme ve ileri teknoloji nedeniyle elektromanyetik kirlenme artmıştır ve şehirleşme nedeniyle insanın toprakla ilişkisi nerdeyse tamamen kesilmiştir.

Bu durum stres, panik atak, uyku bozuklukları, kronik yorgunluk benzeri etkiler yanı sıra kanser, kalp-hipertansiyon gibi ölümcül hastalıkların artmasına ve daha genç yaşlarda görülmeye başlamasına neden olmaktadır

Laboratuar deneyler ve klinik deneyimler pulsatil manyetik alanın vücutta şu etkilere sahip olduğunu göstermiştir ;

Magnetik alan tedavisi; ağrı kesici, ödem çözücü ve sedasyon gibi etkileri nedeni ile günümüzün birçok hastalığında başvurulan bir yöntemdir. Oluşturulan magnetik alan, hücrelerimizin oksitlenmesini ve zararlı maddelerin etkisi ile hasarlanmasını engellemektedir. Bu sayede artroz kireçlenme, koroner kalp rahatsızlığı, beyin felci gibi olumsuzluklara karşı adeta korunma sağlıyor.

Bu tedavinin yararlı olduğu hastalıklardan bazıları

    Migren ve gerilim baş ağrısı
    Boyun fıtığı ve boyun kireçlenmesi
    Bel fıtığı ve kireçlenmesi
    Omuz, kalça, diz kireçlenmesi
    Omuz, kol sendromu
    Ruhsal ve psikolojik gerginlikler
    Kas romatizması ve fibromyalji
    Müzmin ağrı ve müzmin yorgunluk
    Müzmin romatizmal ağrılar
    Müzmin kireçlenmeler
    Sinir ucu iltihabı vs.

Manyetik alan tedavisi bu etki mekanizmalarının bir sonucu olarak günlük yaşamda zindelik, bedensel faaliyetlerde aktivite artışı, entellektüel kapasitede artış, konsantrasyon yeteneğinin artışı, unutkanlığın giderilmesi, uyku düzeninin sağlanması ile insan vücudunun biyoritminin düzenlenmesini sağlar.

Tedavide dikkat edilecek hususlar

    Tedavi süresince günlük alınan sıvı miktarı 3 litre düzeyine çıkarılarak, hücrelerin tam temizlenip yıkanması sağlanmalıdır.Hamilelikte bu tedavi uygulanmaz. Sara hastalığında, kalp yetersizliğinde ve kalp pili taşıyan kişilerde, doktor kontrolünde ve dikkatle uygulanabilir